Herkesin Kendisiyle Çalışabileceği Bir Konu Vardır. Sizinki Hangisi?

KRAL YAR-GIÇ

Bir varmış bir yokmuş..Ülkelerden birinde bir kral yaşarmış. Adı Yar-Gıç imiş. Bu kral değişmeye çok kapalıymış. Kendisini böyle mutlu zannedermiş, etrafındaki herkesin hayatını yönetir, neyin nasıl olacağına karar verirmiş. Kendi onayının dışında bir şeyler olduğu zaman çılgına döner ve güçlü bir biçimde kontrol etmeye çalışırmış. Onun kurallarının dışına çıkanlar; suçlanır, cezalandırılır, yok sayılırlarmış.

İçimizde de böyle bir yargıç var işte. Bizi yargılayıp eksik bulan, korkularımızı sürekli canlı tutan, büyüyüp öğrenmemizi istemeyen ve bizden farklı olanı düşman gösteren bir yargıç.
Kral gibi davranıp, her türlü değişikliğe engel olmaya çalışıyor. Böyle yapmazsa zayıf kalacağını düşünüp sözünü olabildiğince bize geçirmeye çalışıyor.

Hadi bir içimize bakalım. Kral Yar-Gıç ile aranız nasıl bu aralar? Söyledikleri sizin için ne kadar doğru? Onun her dediğini yapmak zorunda olmak ne hissettiriyor ? Hiç oturup Yar-Gıç’ın değil kendi kurallarınızı düşündünüz mü? Yar-Gıç’ın söylediklerini yapmadığınızda hayatınızda neler oluyor? Hepsinden önemlisi onun yasaklarının dışına çıkmaya cesaretiniz var mı?

Başkalarına yönelik her yargımız, Yar-Gıç’ın boynumuza geçirdiği bir ip aslında. Diğerlerini yargılayarak içimizdeki krala hizmet etmiş oluyoruz. Ve onun hizmetinde, fark etmeden, değişmeden yaşamaya devam ediyoruz.

İçimizden sıra dışı bir şey yapmak gelse kral ipi çekiveriyor hemen ve hizaya geliyoruz. Hayatımızdaki yüklerden mi kurtulacağız hoop ip devreye giriyor ve yükleri taşımaya devam ediyoruz. Affedip rahatlamak mı istiyoruz, kralın ona da izni yok; ip çekiliyor ve hemen katılaşıveriyoruz. İsteklerimizi gerçekleştirdiğimiz bir düzen mi hayal ediyoruz, Yar-Gıç çekiyor ipi ve o anda hak etmediğimize inanıveriyourz. Buna benzeyen pek çok yerde ipimiz çekilip duruyor. Eğer tercih edersek iplerle yaşıyoruz. Dolanıyor o ipler içimizde, kurtulmaya çalıştıkça düğümleşiyor ve Yar-Gıç mutlu mesut düzenini devam ettiriyor.

Birini yetersiz bulurken kendi yetersizliğimize kızdığımızı, birini suçlarken içimizdeki suçluyu rahatlatmaya çalıştığımızı, birini aşağılarken kendi aciz yönümüzden kaçtığımızı unutturuyor bize.

Peki çözüm ne?

Canlandırmayı deneyin gözünüzde. Kral Yar-Gıç tahtında oturuyor ve sizin boynunuzda da ona bağlı olan bir dolu ip var. Bu iplerin adını siz verin. Sevmek, affetmek, anlamak, düşünmek, onay, karar vermek…Hepsi kralın elinde, onun izin verdiği yere kadar gidebiliyorsunuz. Tam olarak ne yaparsınız?

Burada söyleyeyim, çözüm kralı öldürmek değil.

Aklınıza geldi biliyorum, ipleri onun elinden almak. Nasıl alacağız?

Çıplak Kral masalını bilir misiniz? Bir Kral vardır ülkede ve kendisine dünyanın “EN MÜKEMMEL” elbisenin dikilmesini emreder. Kibrinden hiçbir terzinin diktiğini beğenmez, en sonunda onu kandırana inanır ve “EN MÜKEMMEL” kıyafeti giydiğini düşünerek çıplak çıplak meydanlarda dolaşır. Tüm halk Kralı çıplak gördüğü halde onun çok şık olduğunu, muhteşem göründüğünü söyleyerek alkışlar ta ki bir çocuk çıkıp “ Kral Çıplak” diyene kadar.

Masalda o çocuk konuşana kadar tüm bir ülke inanmaktadır krala ya da inanmış gibi yapmaktadır. Gördüğünü söyleme cesareti yoktur hiçbirinin, bildikleri gibi davranırlar ve tek bildikleri kralı mutlu etmektir.

Oysa çocuk gerçektir. Gördüğünü söyler, öfke hissetmeden, zarar vermeden, olduğu gibi çıkar ağzından gerçekler bir çocuk saflığı ile..

Güzel haber, içimizde Yar-Gıç ın yönettiği ülkede yaşayan tatlı bir çocuk da var.

Kral size “Suçla” dediği zaman bulun çocuğu, “Neyi suçlayayım ?” diye sorsun Kral’a gerçeği öğrenmek amacı ile

Kral size “Cezalandır” dediği zaman çağırın çocuğu “Neyi cezalandırayım belki aynısını ben de yapıcam” desin bir çocuk yaramazlığı ile...

Kral size “Yok say” dediği zaman seslenin çocuğa “Neden yok sayayım ben onu seviyorum” desin saf duyguları ile...

Yargısız bir masal yazın siz de içinizde Kral’ın değil Çocuğun mutlu olduğu..

Psk.Dan.YELİZ ŞEN

Son Yazılarımız

Kitaplarımız

Bizden Haberler

Mail Listemize Kaydolun